
Digital Rights Managements (DRM) yani dijital haklar yönetimi , dijital medyaların (oyun , film , müzik vb.) kopyalanmasını engellemeye yönelik yöntemlerin tümüne verilen isimdir . Sözde korsanla mücadele etmek için kullanılanılır . Günümüzde birçok üretici ve dağıtıcı şirket tarafından kullanılıyor . Fakat DRM o kadar berbat bir şey ki bırakın korsanı engellemeyi , ürünü parasını verip satın alanları rezil etmekten başka bir işe yaramıyor . DRM’in ne olduğunu tanımladığımıza göre birçok defa forumlarda ve çeşitli sitelerdeki argümanlara şöyle bir göz atalım .
Bildiğiniz gibi dijital dağıtım birçok alanda fiziksel kopyaların yerini almaya başladı . Gerek maddi anlamda sağladığı tasarruf gerek ulaşım kolaylığı dijital medyayı cazip kılıyor . Dijital medya alanında oyunlar cephesinde dönenlere şöyle bir göz atacağız .
Sektörde şu an birçok dijital dağıtımcı (DD) mevcut . Steam , GOG , GamersGate bunlardan sadece birkaçı . Bu dijital dağıtımcılardan bazıları DRM’i desteklerken bazıları ise oyunları tamamen DRM olmadan dağıtmayı amaçlıyor . Bunlardan en ünlüsü tabiki GOG . Fikir teorikte çok güzel olsa da bakalım pratikte de bu kadar güzel mi ?
GOG sitede birçok oyun satıyor , bunlardan bir kısmı yeni ve mevcut yapımcıların oyunlarıyken , bir kısmının yapımcıları ise ortadan tamamen kalkmış ve iş tamamen isim haklarını elinde tutan kişilere kalmış durumda . Yeni yapımlarda bir sorun yok ama ya eskilerde ? İşte sorunlar tam olarak burada baş göstermeye başlıyor . Öncelikle her nasıl oluyorsa koskoca oyunları yapan , evrenleri yaratan ve fikri mülkiyeti (IP) elinde bulunduranlar bu yazılımların kaynak kodlarını kaybediyorlar . Dışarıdan bakıldığında son derece komik bir durum . Animoon Corporation ve Software Preservation Society arşivlerine giren herhangi bir kod parçası bile bir daha kaybolmazken , koskoca şirketler maalesef kendi yazılımlarına sahip çıkmaktan acizler . Buna sebep olarak gösterilen bazı durumlar var . Örneğin isim haklarının el değiştirmesi veya yayınlanmasının üzerinden çok uzun yıllar geçmiş ve yapımcının ortada olmaması gibi . Ama bunlar da haklı neden olmaya yetmiyor gibi . Peki bu durumda ne oluyor ?
Eğer ne kaynak kodu ne de yapımcı ortada yoksa ve yayıncı dijital dağıtımcılara kopya korumasız bir versiyon sağlayamıyorsa bu durumda ise dijital dağıtımcılar daha önce crack grupları (crack scene) tarafında yazılmış exe’lerden birini alıyor ve dağıttığı oyuna entegre ediyor . Buraya kadar her şey güzel görünse de tüm ironi ve paradokslar ise burada başlıyor .
Öncelikle bu exe dosyaları crack grupları tarafından yazılmış olmalarına rağmen üzerlerinde hiçbir hak iddia edemedikleri kod parçacıkları ve tüm hakları otomatikman fikri mülkiyeti elinde bulunduran kişilerde oluyor . Kısacası crack grupları tarafından yazılımı yasadışı bir şekilde dağıtmak için yapılan bu küçük düzenlemeler , üzerlerinde hiçbir hakları olmadığı için yeniden dağıtımcılar tarafından para kazanmak için kullanılıyor . Yasal olarak bu herhangi bir problem teşkil etmese de kullanıcılar tarafından etik olarak büyük bir problem olarak görüldüğü ortada .
Bu konuda da çeşitli görüşler mevcut . Kullanıcılar bölünmüş durumda . Bir kısmı eğer dijital dağıtımcı , mevcut crackler ile kopya korumasını düzgün bir şekilde kaldırıp , kullanıcıyı illegal içeriklerle muhattap etmeden , içeriği temiz bir şekilde ulaştırıp , basit bir kullanım sağlıyorsa , durumun hiçbir problem teşkil etmediğini savunurken ; bir diğer kısmı ise bunu tamamen işi kolayına kaçmak ve ucuz iş olarak görüyor . Sonuçta bu bir ticaret ve destekledikleri , para kazandırdıkları firmanın daha çok çalışmasını istiyorlar . Bu da en doğal hakları gibi .
Bu konuda iki görüş de haklı ancak yapacak çok fazla şey olmadığı için de iş tam bir paradoksa dönüşüyor . Yaşananlardan bazı örnekler vermek gerekirsek GOG’un bazı oyunlarda crack gruplarının dosyalarından , grupların imzalarını silip oyunla beraber paketlediği biliniyor . Eğer yazılımın kaynak kodu elde yoksa tek yol olarak , ters mühendislik ile yazılımı kırmak kalıyor . Bu da zaten crack grupları tarafında yapılmış olduğu için ve bazılarına göre bunun birden fazla yolu olamayacağına düşüncesiyle GOG’un kaynaklarını bu iş için harcaması israf olarak görülüyor .
İşte bu noktada bazı kullanıcılar korsan içerikle zaten aynı sonucu alacakları için durumu tamamen enayilik olarak görüp para ödemeyi reddederken , bazıları ise sistemin temiz , güvenli ve her an her yerden hızlı bir şekilde ulaşım kolaylığı sağlamasını oldukça faydalı bulup , yapımcı ve dağıtımcıları daha fazla desteklemek ve sistemin devamlılığını sağlamak için ödeme yapmayı normal görüyor .
İroni ise tam olarak bu noktada başlıyor . Zamanında bazı abandonware sitelerinde oldukça talep gören yazılımların haklarını elinde bulunduran bazı dağıtımcılar bunları tespit ediyor ve bunları dijital olarak tekrar yayınlayarak hem mevcut abandonware sitelerini avlıyorlar hem de ceplerini dolduruyorlar . Tabiki bunu yaparken de kopya koruması içermemesi için crack gruplarının kodlarını kullanıyorlar . Bu durumda da ironik bir şekilde yazılımı kırmak için kod yazanlar , yapımın haklarını elinde bulunduran kişiye hizmet etmiş oluyorlar .
Bu konu hakkında GOG’un savunması ise şöyle ; elimizde oldukça geniş bir katalog mevcut ve her zaman doğrudan kaynak kodlarına erişim şansımız olmuyor . Bu yüzden çeşitli uygulamalarımız mevcut . Tabiki bu uygulamalar açıkça belirtilmemiş . Ama ne olduklarını tahmin etmek de güç değil :)
Bu noktada ise tüm yazı boyunca değindiğimiz DRM ve yol açtığı durumlara şöyle bir bakmak ve şu soruyu sormak gerekiyor : Yazılımları kırmak illegal , yapımcılar ve dağıtımcılar yazılımların kırılmasını istemedikleri için kopya koruma mekanizmaları kullanıyorlar ve sonra dijital olarak dağıtmak istedikleri zaman bir çözüm bulamayıp daha önce kullanılmasını istemedikleri yöntemleri kendileri kullanıyorlar . Peki bu yazılımlar gerçekten kırılmamış olsaydı ne yapacaklardı gerçekten çok merak ediyorum :)
(Kaynak: animoon.org)

Yine uzun zaman oldu bir şeyler yazmayalı , her zamanki gibi üşendiğim için . Son yazıdan bu yana oldukça fazla şey birikti gerçi … Christmas’a 3 gün var , yeni yıla ise 19 gün . Kimilerine göre yılın en güzel , kimilerine göreyse yılın en sıkıcı dönemlerinden birindeyiz yine :) Christmas ve yeni yıl kampanyaları son hız devam ediyor . İndirimler , hediyeler , paketler … Birçok kişi hediyelerini çoktan hazırladı bile . Ağaçlar süslenmeye başladı . Kısacası 2013 gümbür gümbür geliyor :D 2013’e girmeden önce çoğumuzun hayatında bazı değişklikler olmuştur . Benim için ise bu en güzel şeylerden birkaçı da Korece ve K-Pop oldu . Bu nedenle yeni yılda daha fazla K-Pop albümü görmek istiyorum ^^ Söylentilere göre yeni yılda K-Pop gruplarını ülkemizde görebilecekmişiz . Bu da beni heyecanlandıran gelişmelerden bir başkası . Animoon Corporation ve Software Preservation Society işbirliği ile yapılan çalışmalar ise devam ediyor ve yeni yılda da devam edecek . Bu aralar GOG.com ve Steam’deki indirimleri özellikle takip etmenizi öneririm . İşinize yaracak bir şeyler olabilir . Kickstarter projeleri de şu an tüm hızıyla devam etmekte . Uzun zamandır çok işe yarayacak bir proje görmesem de eski bağış yaptıklarım oldukça güzel ilerliyor . Geçtiğimiz aylarda yayına soktuğumuz FRP Realm sitesi ise yerini yeni yılın ortalarında başka bir projeye bırakacak . Şimdilik aklıma gelen gelişmelerin çoğunu yazdım sanırım . Yeni yıl güzel olacak gibi …
(Kaynak: animoon.org)

Bu hafta bizim açımızdan oldukça verimli geçti . Uzun zaman sonra iki siteyi daha yanına soktuk . Bunlardan biri FRP/RPG tutkunlarının beğenisine sunulan FRP Realm sitesi diğeri ise Anime ve Cosplay hayranlarının buluşma noktası Torucon . İkisi de henüz çok yeni siteler . Siz takipçilerin destekleri ile oldukça güzel yerlere gelebilecek projeler . Şimdilik lafı fazla dolandırmıyorum ve sizleri sitelerin linkleri ile başbaşa bırakıp bizi takipte kalın diyorum :)
(Kaynak: animoon.org)

Uzun zamandır bir şeyler yazmıyordum . Yine Kickstarter ile ilgili bir şeyler yazmak istedim . Bir önceki yazımda henüz Kickstarter oluşumlarının piyasada hareketlenme yapacak kadar olgunlaşmadığından bahsetmiştim . Bu zamana kadar 3 adet Kickstarter projesine bağış yaptım :
Birçok proje inceledim . İncelemeye de devam ediyorum. İçlerinde zaman zaman hoş indie yapımlar çıksa da pek o tarz yapımları sevmediğim için henüz bağış yapma gereği duymadım . Bağış yaptığım projelere kısaca bakacak olursak ; Grim Dawn bir RPG oyunu Titan Quest’in yapımcılarından geliyor ve oldukça da sağlam geliyor . Diablo III’ten memnum kalmayanlar bu oyuna kesinlike bir şans vermeli . Legends of Eisenwald bir strateji oyunu . Ama sıradan bir strateji oyunu değil . RPG/strateji öğelerinin harmanlandığı Heroes ve King’s Bounty serilerine oldukça benzer bir oynanışa sahip . Son olarak Reincarnation: The Root of All Evil ise bir point & click adventure oyunu . Tıpkı eski günlerdeki LucasArts yapımları gibi . Eski adventure ruhuna sahip yani . Ayrıca Simon the Sorcerer gibi birçok espri ve gönderme içeriyor . Tüm bunlara bakıldığında hepsi de oldukça iddialı yapımlar gibi duruyor . Tüm bunların yanında oldukça sağlam MMO ve FRP projeleri de güzel paralar topladı . Ancak onlara bağış yapmadığım için değinmiyorum . Ouya var bir de . Son günlerde çok hızlı bir çıkış yapan , en başta hoş birşey sandığım ama ciddi bir şekilde inceledikten sonra hiçbir işe yaramadığı kanaatine vardığım bir konsol . Birçok kişi o izlenime kapılmış olacak ki ilk 48 saatte topladığı 4 milyon $ heyecanından eser yok gibi :) Demek ki insanlar bu tarz boş vaatlere prim vermiyor Kickstarter‘da . O para topladıkları kesim belki de Android kullanan herhangi bir cihaza sahip olmayan veya konsola yüksek bir fiyat ödemek isteyemen kesim de olabilir :) Zamanla sonuçlarını göreceğiz . Projeler son hızla çalışmalarını sürdürüyorlar . Herşey yolunda giderse seneye birçoğu piyasada olacak . İşte o zaman oyun dünyası gerçekten karışabilir :P
(Kaynak: animoon.org)

Uzun zamandır Kickstarter ile ilgili bir yazı yazmayı düşünüyodum . Bildiğiniz gibi son zamanların popüler sitelerinden biri . Sitede projeler yer alıyor ve amaç projenin seri üretime geçebilmesi için belli bir sürede , belli bir bağış toplamak . Eğer son güne kadar bağış toplanırsa para kartlardan çekilip çalışmalara başlanıyor . Tamamlanamazsa kimsenin parasına dokunulmuor . En güzel yanlarından biri ise oldukça iyi bir ücretle bağış yaptığınız şeye sahip olabilmeniz . Birçok alanda proje var . Tabiki bizi en çok ilgilendiren kısmı , oyun ve teknoloji kısmı oldu . Kickstarter oyun dünyasında birçok şeyi değiştireceğe benziyor . Henüz ürünlerini tam olarak vermemiş olsa da bu projelerden 3-4 tanesi amacına ulaşıp bir zincir halini aldığında , yayıncı firmaları artık zor günlerin beklediği kesin . Çünkü yapımcı ve oyuncu arasına kimse girmeden , oyunlar doğrudan isteklere göre şekillenip dağıtılabilecek . En kötü ihtimalle eğer bu projeler başarıya ulaşamazlarsa bile indie oyun geliştiricileri riske girmeden parayı bu şekilde toplayıp hayallerindeki oyunu yapabileceklerini fark edecekler . Her halükarda bu oluşum faydalı olacaktır . Oyunların kendisinden zaten oldukça düşük ücret alan yapımcılar belki de bu sayede yayıncılara para kaptırmamış olacak ve kendilerini daha da geliştirebilecekler . Bakalım ileriki günler bize neler gösterecek …
(Kaynak: animoon.org)

2008-2011 yılları arasında aktif olarak önemli işlere imza atan ve sayısız konser veren Blood of Janissary grubu dağıldıktan 1 yıl sonra , kuruluş gününde hayranları tarafından anıldı . Grup üyeleri bir kez daha hayranları ile bir araya gelerek sevilen şarkılarını yeniden çaldılar . Konserden sonra grup üyeleri ile yapılan röportajlarda grubun davulcusu Cenk Aslan‘ın “Grup dağılmış olabilir ama Blood of Janissary ruhu asla bitmez sözleri dikkat çekti.” Grubun en sevilen şarkısı olan Bloodmich sırasında hayranların coşkusu gözlerden kaçmadı . Bir kez daha buradan grubu anıyor ve birlikte daha fazla çalışma yapmalarını umut ediyoruz …
(Kaynak: animoon.org)

2010 yılında Nebula Gray projesini sonlandıran ve ardından birkaç ay önce en büyük projelerinden biri olan Golden Age projesini yavaşlatma kararı alan Animoon Corporation buradan artan tüm iş gücü ve kaynaklarını Dharak projesine yönlendirdi . Bundan birkaç ay önce zaten Golden Age projesinden sonra yeni bir proje üzerinde çalışılacağı biliniyordu . Böylece yeni proje de gün yüzüne çıkmış oldu . Projenin tamamlanabilmesi için gereken tüm malzemelerin temin edildiği ve kaynakların buraya harcandığı biliniyor . Proje dahilinde 4 plaka 32 GB NAND Flash modülü de Animoon Corporation bünyesine dahil edildi . Projenin tahmini olarak nisan ayı içerisinde tamamlanması planlanıyor . Böylece Animoon Corporation ve The Software Preservation Society adına önemli bir adım daha atılmış olacak . Projenin tamamlanmasından sonra ise Golden Age projesinin durumu tekrardan görüşülerek buradan çıkan kararlar doğrultusunda hareket edilecek .
(Kaynak: animoon.org)

Giderek artan online aktivasyon zorunluluğu iyice can sıkmaya başladı . Birkaç yıl içerisinde online aktivasyon olmayan hiçbir oyun kalmayacak gibi görünüyor . Son günlerde sızan Playstation 4 haberlerine göre bu sistemi konsollara da tamamen oturtmayı planlıyorlar böylece hem korsan oyunları hem de ikinci el satışları engelleyecekler . Yani artık eskiden tak CD’yi , DVD’yi oyna olarak bilinen konsollarda bile artık internet bağlantısı , aktivasyon gibi şeyler standart hale gelecek . Eski pratikliğinden eser kalmayacak . Bazı oyun yapımcıları ise oyunlarının içeriği gereği kesinlikle internete bağlı oynanması gerektiğini öne süren komik bahanelerle oyuncuları , bu aktivasyon belasından daha da beter bir durum olan oyun oynamak için sürekli internet bağlantısı gibi zorunluluğa mahkum ediyor . Son çıkan oyunlarda yavaş yavaş bu tarz bir sistem de yaygınlaşmaya başladı . Tüm bunlar bir yana , bir yandan da DRM’e karşı olan en güçlü destekçilerden biri GOG ise son günlerde yaptığı reklam ve yenilenme kampanyaları ile artık eski oyunların yanında , yeni oyunları da destekleyeceğini açıkladı ve üyelerini bir kez daha mutlu etti . Bunun yanında GOG artık bazı özel pre-orderlar da yapacak . Umarım bu işten daha fazla gelir elde edip kataloglarını daha da genişletirler . The Software Preservation Society‘nin büyük destekçilerinden biri olarak online aktivasyon içeren tüm DRM yöntemlerinden ne zaman vazgeçilecek çok merak ediyorum . Bu gidişle bu sorunun cevabı asla olacak gibi görünüyor …
(Kaynak: animoon.org)

İnternette korsan paylaşımın önlenmesi için çıkarılacak olan yasalardan SOPA ve PIPA sayesinde paylaşım sistemleri son zamanların en büyük darbelerinden birini yedi . Başta ünlü upload sitesi MegaUpload kapatıldı . Daha sonra FileSonic yalnızca kişisel depolama sitesine dönüştü . Fileserve ve HotFile ise ödül sistemlerini değiştirdiler . Uploaded.to ise Amerika’dan erişimi durdurdu . Ardından ünlü torrent sitesi BTJunkie siteyi kapatma kararı aldı . RapidShare ise bedava kullanıcılar için indirme hızını 30 KB ile sınırladı . Geride kalanlar ise ne olacağını düşünmeye devam ediyor ve her an bunlara yenileri eklenebilir . Artık tüm upload siteleri kendilerini korumak için çeşitli önlemler alıyor . The Pirate Bay ise bundan bir süre önce torrent dosyalarını depolamak yerine yalnızca magnet dosyalarını tutma kararı aldı ve böylece bir önlem almış oldular . Daha yasa oldukça uzak görünse de internet oldukça derin yara almış görünüyor . İleride daha sert yaptırımlar uygulanmaya başlanırsa ortada dosya paylaşım sitesi kalmayacak gibi görünüyor …
(Kaynak: animoon.org)

Golden Age projesinde oldukça ilerleme kaydeden Animoon Corporation , oyun sektörünün fiziksel medyalardan dijital medyalara kayması nedeniyle , kopya korumalarında oluşan değişiklik ve online aktivasyon içermeyen oyunların birçoğunun projeye dahil edilmesiyle beraber geriye oldukça az sayıda düzgün oyun kalması nedeniyle proje duraklama dönemine girmiş durumda . Proje başladığı dönemde online aktivasyon hakkında ortada hiçbir çalışma yoktu ancak günümüzde artık bu prosedür neredeyse tek çözüm yolu olma konumuna geldi . Bu nedenle ileride projeye dahil edilecek oyunların sayısı oldukça azaldı . Bu yüzden projenin çalışma alanı oldukça daraldı ve böyle giderse birkaç yıl içinde de proje sona tamamlanarak sona erecek gibi görünüyor . Nebula Gray projesinin sona ermesinden sonra tüm kaynaklarını Golden Age projesine yönlendiren Animoon Corporation‘un en kısa zamanda yeni bir proje üstünde çalışmaya başlaması ve böylece Golden Age projesinden boşalan iş gücünün oraya aktarılacağı tahmin ediliyor …
(Kaynak: animoon.org)