3 hafta önce gönderdi

Şekerden Replikler Vol. I-II-III ...

  1. Biraz sonra okuyacağınız dialoglar tamamen gerçek ve üniversite hayatı içinde yaşanmış şeylerdir . Bir kısmı Çanakkale'de bir kısmı ise Edirne'de geçmektedir . Lütfen alıcılarınızla oynamayınız .
  2. Vol. I
  3. Kantine girilir , çay alınacaktır . Kasadan markalar alınır . Cenk her zamanki gibi 15 şekeri alır .
  4. Kantindeki kadın : Oğlum ne yaptın ? Geleceğini hiç mi düşünmüyorsun ? Şeker hastası olacaksın .
  5. Barış : Teyze bırak ya düşünse böyle mi olur ?
  6. Akabinde yüksek sesle gülünür ...
  7. Vol. II
  8. Kantine girilir çay alınacaktır . Cenk ve yanında birkaç kişi vardır .
  9. Yanındakilerden biri yarıya kadar dolu şekerliğe bakarak : Abla doldursanız iyi olur arkadaşa yetmeyecek der .
  10. Bunun sonucunda şaşıran kantin çalışanları : Neden ? Kaç şekerli içiyor ki ? Sorusunu yöneltirler .
  11. 15 cevabını duyunca irkilen kadınlar : Eee bal içsin o zaman daha iyi cevabını verirler . Olaydan sonra gözü korkan kantindeki erkek çalışan sayarak yeterli sayıda şekeri verir ve olayı en az tehlikeyle atlatmanın mutluluğu yüzünden okunmaktadır ...
  12. Vol. III
  13. Kantine girilir yine çay alınacaktır . Masaya oturulur . Cenk beraber çay alacak kurbanını çoktan belirlemiştir . Çayların olduğu kısma yönelirler . Karşıdan Cenk'in geldiğini gören kantinde görevli kadın , biraz sonra Cenk'in harcayacağı şeker hacmini anında hesaplayarak , neredeyse ağzına kadar dolu olan şekerliği anında alıp şeker rezervini yenilemeyi akıl eder . Buradan bir kez daha kendisini tebrik ediyoruz ...
3 hafta önce gönderdi

Dijital ödeme sistemleri .

Dünyadaki en güzel şeylerden biri sanırım dijital ödeme sistemleri . O kadar fazla kolaylık tanıyorlarki anlatmakla bitmez . Genelde insanlar lazım olsun olmasın neredeyse her alışverişte kredi kartı kullanıyor . Bu da gereksiz kredi kartı borçlarına neden oluyor . Sanırım bunların kullanım amaçlarında da bazı yanlış anlaşılmalar olmasından dolayı meydana geliyor bunlar . Halbuki dijital ödeme sistemlerinde kredi kartından bağımsız olarak hesapta ne kadar varsa o kadar alışveriş yapılabiliyor . Bu da daha fazla kontrol sağlıyor . Sanal kredi kartları , mobil ödemeler , PayPal aralarında en fazla kullandıklarım . Bu ödeme sistemlerinin en büyük faydalarından biri güvenliklerinin oldukça iyi olması . Sistemi bilen biri tarafından kullanıldığında para kaptırmak imkansız gibi birşey . Kullanmasını bilmeyen ellerde tabiki güvenlik sorunlarına yol açabilir her zamanki gibi . O yüzden iyice bilgi sahibi olmak ve hepsinin iyi yanlarını öğrenmek gerek . Hepsinin kullanımı oldukça kolay . Ve alışverişte sorunlar çıktığında genelde para iadesi almak oldukça sorunsuz gerçekleşiyor . İnternetten alışverişin öneminin arttığı bu günlerde dijital ödeme sistemlerinin de önemi giderek artıyor bence … Ne de olsa artık herşey sanallaşmaya başladı . Fiziksel para gitgide önemini kaybediyor :)

(Kaynak: animoon.org)

3 hafta önce gönderdi

Türkçe müzik …

Uzun zamandır neredeyse hiç Türkçe müzik dinlemiyordum . Neredeyse hepsi bana yetersiz geliyordu . Ama son yıllarda oldukça güzel gruplar çıktı ve güzel çalışmalar yaptılar . Çoğu yeni değil aslında , çalışmaları eskilere dayanıyor . Ama son zamanlarda oldukça geliştirdiler kendilerini . Şu sıralar Türkçe müzik piyasasında beni heyecanlandırabilen gruplar var ;

  • Nükleer Başlıklı Kız
  • Grizu
  • Ruj
  • Pinhani 
  • Cingi

Sanırım bunlar sadece birkaçı . Albümlerini yayınlamamış çalışmalarına devam eden veya kıyıda köşede kalmış pek çok güzel grup var bir süredir . Hiçbirini yeni keşfetmiş de değilim ancak her zamankinden daha çok dinlettirebiliyorlar kendilerini bana . Son olarak hepsinden daha fazla albüm bekliyorum :) En kısa zamanda yeni albümler yayınlamaları dileğiyle …

(Kaynak: animoon.org)

1 ay önce gönderdi

2012 …

Uzun zaman oldu birşeyler yazmayalı . Günler geçiyor , ülkemizde kutlanmayan ama yabancıların Christmas’ına 2 hafta var . Yılbaşına ise 3 hafta kaldı . 2011’in de sonuna geldik . Birçoğu hala kıyamet 2012 bekleyişleri içinde olsa da yeni yılın ne getireceğini henüz kestiremiyorum . Yılın bu zamanını seviyorum . Yenilenmiş hissi veriyor insana . Hem yeni yıla girmeden yeni şeyler alıyorsun , onlarla uğraşmak insana mutluluk veriyor . Yeni bir yılın en kötü yanı ise bir yaş daha büyümek ve gittikçe yaşlanmak herhalde . İnsan bazen zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor . Lisedeyken lise ne zaman bitecek derdik . Şimdi bakıyorum da lise biteli 3 yıl olmuş . Neredeyse lise hayatının kendisi kadar zaman geçmiş aradan . Hala lisedeymiş gibi hissediyorum . İnsan herşeye rağmen zaman zamanı dolu dolu yaşamalı . Her ne olursa olsun umarım yeni yıl daha güzel geçer ve herkes daha mutlu olur . 2012 ile Animoon Corporation da 7 yaşına giriyor bu arada . Son olarak Animoon Corporation için bu senenin her zamankinden daha da aktif geçmesi dileğiyle ve güle güle 2011 hoşgeldin 2012 diyorum .

(Kaynak: animoon.org)

2 ay önce gönderdi

Cadılar Bayramı , karanlık gece …

Cadılar Bayramı bugün . Her zamankinden daha karamsar daha karanlık bir gün . Bu gece epey şeker toplayacağız anlaşılan … Amerika’da falan olsam güzel bir giriş olabilirdi bu . Ama orada olmadığıma göre ne saçmalıyor yine bu deli diyebilirsiniz . Bir Pagan geleneği olarak başlayan daha sonra Amerika’ya sıçrayan , son olarakta  batı ülkelerinde yayılmış , fazla olmasa da Türkiye’yi bile etkilemiş bir bayramdan bahsediyorum . Cadılar Bayramı . Açıkçası Türkiye’yi neden etkilemiş hiçbir fikrim yok diyeceğim ama paranın nereden geleceğini farkeden birkaç cin fikirliyi görmemezlikten gelmiş olacağım . Ne de olsa nereden para gelecek iyi biliyorlar . Bugün size bu günün farklı bir yanından bahsedeceğim . Evet en baştada yazdığım gibi bilinenin aksine bu bir Hıristiyan bayramı değil . Paganların kutladığı bir bayram esasında . Birçok alanda olduğu gibi Hıristiyan lobisi burada da çalışmalarını yürütmüş ve geleneği sahiplenmiş . Etrafta bazı tipler görebilirsiniz ; ben Cadılar Bayramı’nı kutlayacağım dediğinizde size tip tip bakarak , neden kutlayacaksın ? Hıristiyan mısın ? gibi saçma sorular sorabilirler . Cahilliklerine verin , görüldüğü gibi Hıristiyanlıkla alakası yoktur . İşin özüne gelecek olursak , kafa dengi birkaç arkadaşınız varsa bugün bayramı kutlayıp , istediğiniz gibi eğlenebilirsiniz . Bazılarının saçmaladığı gibi hiçbir sakıncası yoktur . Anın tadını çıkarın …

(Kaynak: animoon.org)

3 ay önce gönderdi

Bize faydası nedir ?

Manchester Üniversitesi’nde yapılan çalışmalar sonucu grafeni işlemci yapımında kullanmaya başlamışlar . Bu işlemcilerdeki katmanlar arasında ise bor nitrür varmış . Bor nitrür elmastan sonra en sağlam ikinci madde . Bu da demek oluyor ki üretilen şeyler inceliğinden hiçbir şey kaybetmeden inanılmaz derecede dayanıklı olacaklar . Bildiğiniz gibi en zengin bor rezervleri Türkiye’de . Ama nedense çalışmaları yine başkaları yapıyor ve projenin artık son aşamalarına gelmişler . Son olarak 50 milyon £ yatırarak bir araştırma ağı kurup , projeyi devam ettireceklermiş . Peki biz ne yapacağız ? . Muhtemelen kendi ülkemizdeki bor madenlerinde en fazla hammal olarak çalışabileceğiz ve daha sonra özelleştirmeyle yabancılara satılan madenlerden çıkacak bor nitrür ile üretilen teknolojik eşyaları daha sonra 20 katı gibi absürd fiyatlara ülkemizde bulabileceğiz . Düşünüyorum da şimdiden gerçekten beni çok heyecanlandırdı bu buluş . Nasıl olsa kaymağını biz yiyeceğiz değil mi ?

(Kaynak: animoon.org)

3 ay önce gönderdi

Garip sızlanmalar …

Bugün eskiden arkadaşım olan birinin ” Televizyonlarda ilkokul öğrencileri için ‘medya okur yazarlığı’ dersi alın diye reklamlar yapılıyor . Ancak iletişim öğrencilerine formasyon verilmiyor . Kim girecek bu derslere ?! Türkçe öğretmenleri mi !? İlginç çok ilginç bir ülkede yaşıyoruz ! ” iletisini okuyarak sarsılıyorum . Ve kafamda birşeyler dönmeye başlıyor . Ve başlıyorum yine söylenmeye . İlk olarak madem öğretmen olmaya bu kadar hevesliydiniz be arkadaşım ne işiniz vardı iletişim fakültesinde ? Gitseydiniz ya eğitim fakültesine . İkinci olarak bakıyorum dersin içeriklerine ve bugün üniversitelerde bile birçok hoca yetersizken , öğretmen olmuş herkesin kolaylıkla verebileceği çok çok önemli ‘medya okur yazarlığı’ gibi ilkokul düzeyinde basit bir ders için bu kadar büyük branş kaygısı nedir ? Şimdi düşünüyorumda öğretmenliğe bu kadar hevesli bu insancıklar eğer formasyon verilmeye başlanıp kendileri atanmaya başlanırsa bu seferde burayı ekmek kapısı olarak görüp buraya yığılacaklar . Sonraki etapta ise atamamız neden çok az veya neden yok demeye başlayacaklar . Yani her halükarda bunların sorunları hiç bitmeyecek ve sızlanmaya devam edecekler . Ne diyelim umarım bir gün aklınız başınıza gelir de ne kadar saçma konulardan yaygara kopardığınızı farkedip işinize gücünüze bakmayı öğrenirsiniz . Ramen !

(Kaynak: animoon.org)

3 ay önce gönderdi

Zaman hızlı akıyor .

Herkes gibi okulun ilk günü veya ilk haftası değil de okulun ilk ayını doldurmak üzere olduğumuz şu günlerde bu yazıyı yazmayı daha uygun buldum . Ne de olsa artık çevre , okul , insanlar hakkında daha fazla bilgi sahibiyim . Burada şimdilik günler oldukça çabuk geçiyor . Herhangi bir problem olmadı . Herşey oldukça sakin . Okula alışma sorunu olmadı . Bir zahmet olmasın artık bu saatten sonra . Şu anki arkadaş çevrem çok iyi . Okulun her günü oldukça eğleniyorum . Zamanın nasıl geçtiği hiç anlaşılmıyor . Dersler oldukça hafif gidiyor şu anda . Sınavlarda ne çıkacak cidden meraktayım . İlk vizelerden sonra sınıfta değişiklikler olabilir … Bunlara hazırlıklıyım her zamanki gibi . Hocalar genelde anlayışlı görünüyor ve sıkmamaya çalışıyorlar . Bakalım ilerleyen günler neler getirecek …

(Kaynak: animoon.org)

4 ay önce gönderdi

Üniversite , yeni bir şehir …

Farkettim de burada klişe konulardan bahsetmeye bayılıyorum . Hayır , hayır bakmayın bana öyle . Nedenini ben de çözemedim henüz . Üniversitelerin açılma zamanı yaklaştı . Hatta çoğu açıldı bile . Birçok kişi ilk defa üniversiteye gidecek . Kimi tekrar başlayacak . Evlerinden kopup yeni bir şehre alışmaya çalışacaklar . Düşünüyorum da Çanakkale’deki ilk günlerimi hatırlıyorum . İlk defa şehre baktığımda fazla büyük bir yer olmamasına rağmen nasıl öğreneceğim burayı , kesin kaybolurum diyordum . Kısa zamanda bilmediğim yeri kalmamıştı . İlk heyecandan olsa gerek . Genelde yeni başlayanlarda görülen bir durum diyeceğim ama Edirne ikinci üniversitem olmasına rağmen hala garip hissediyorum . Zor geliyor be kendi şehrinden kopup gitmek . Hepimizi yeni şeyler bekliyor üniversitede . Yeni yerler , yeni arkadaşlar , yeni maceralar , yeni hikayeler  … Kimimiz hayal kırıklığına uğrayacak gittiği yerde , kimimiz yaptığım en güzel şeylerden biri diyecek . Kimimizi üniversite hayatı savuracak bir kenara , kimimiz dimdik ayakta durmasını bileceğiz . Hepimizin hayatında iyisiyle kötüsüyle yeni bir dönem başlıyor . Ona iyi bakın ve hayallerinizin tümünü gerçekleştirin . Yıllar sonra baktığınızda keşkelere yer olmasın hayatınızda …

(Kaynak: animoon.org)

4 ay önce gönderdi

Facebook ne zaman hayatımızı ele geçirecek ?

Ünlü The Facebook gün geçtikçe büyümeye devam ediyor . Türkiye’ye ilk açıldığı zamandan beri kullanıyorum bu siteyi . O zamanlar farklar vardı şimdiki haliyle . İnsanlar bu kadar üşengeç değildi . Msn , forumlar , portallar hakimdi daha çok web ortamına . Facebook o zamandan beri boş durmadı tabiki . Her geçen günde kendine birşeyler eklemeye devam ediyor . Artık web eskisi gibi çok çekici bir ortam değil . Birçok alanda tatsızlaştı . Facebook o kadar çok alana göz dikti ki her geçen gün kendine yeni birşeyler ekliyor . YouTube gibi video paylaşım sitelerinin paylarını kapmak için video ekleme özelliklerini geliştirdi önce . Fotoğraf yükleme sitelerinden pay kapmak için yüksek kaliteli fotoğraf desteğini aktifleştirdi . Msn gibi toplu mesajlaşma uygulamalarından üye toplamak için sohbet özelliğine birçok ekleme yaptı . Blog sitelerinden pay kapmak için notlar kısmını geliştirdi . Oyunculardan kullanıcı toplamak için verdiği oyun hizmetlerini geliştirdi . Topluluk sayfaları ve forumlardan pay kapmak için etkinlik , sayfalar ve grupları elden geçirdi . Formspring tarzı anket , soru sorma sitelerinde  pay kapmak için soruları geliştirdi . E-posta hizmetlerinden pay kapmak için kendi e-posta servisini devreye soktu . İnsanların o an nerede olduklarını bildirdikleri sistemlere karşılık yerler özelliğini geliştirdi . Son olarakta Twitter ve Google Plus gibi sitelerden ziyaretçi kapmak için abonelik sistemini getirdi . İnsanlar artık ne birkaç köklü site dışında sitelere girer oldu ne Msn açar oldu artık . The Facebook onları bu kadar üşengeç hale getirdi işte . Tam olarak onların yapmak istediği de buydu zaten . Herkesin tüm verilerini tek bir yerden kontrol edebilmek . Hepimizin egosu vardır . Kendi webmasterlık deneyimlerim bunu görmemde oldukça yardımcı oldu . Mark Zuckerberg kim bilir ne kadar ego sahibi ki böyle bir iş yapıyor . Özellikle web ortamında birilerinin boyunduruğu altına girmek her ne kadar hoşuma gitmese de herkes bunu kullandığı için genelde birçok özelliği sorunlu bu sistemi kullanmak zorunda kalıyorum . Tanıdığım zamanında asla The Facebook kullanmam diyen arkadaşım bile insanların buradan başka bir yerden kontak kurmaması nedeniyle mecburen hesap almak zorunda kaldılar . Ne de olsa çağın gerisinde kalmamak gerekiyordu . Şimdi moda buydu . Şimdi bir kez daha düşünüyorumda The Facebook daha hayatımızın kaç alanına girecek cidden merak ediyorum …

(Kaynak: animoon.org)